Blog

“Sokağın gölgesinde yaşayanlara yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz”

corba_haber

“Sokağın gölgesinde yaşayanlara yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz”

corbada tuzunuz olsun

Çorbada Tuzun Olsun gönüllüleri tam iki yıldır her gün kar-kış, yağmur-çamur demeden evsizlere çorba dağıtıyor. Topluluğun temsilcisi Ünsiye Karakurt, toplumda yerleşmiş ‘evsiz’ algısının tersine, anadili gibi İngilizce konuşan veya Rolling Stones dinleyen evsizler de olduğunu söylüyor. Karakurt’la Çorbada Tuzun Olsun hareketini ve gelecek planlarını konuştuk.

Cihangir’de Şefkat Evi’nin önündeki hazırlıkların ardından yokuşu tırmanmaya başlıyoruz. Herkes büyük bir ciddiyetle işini yapmaya hazır. İlk durağımız Firuzağa. Çorbalar kaselere konuyor, ekmekler veriliyor ve istikamet Gezi Parkı. Parka vardığımızda büyük bir kalabalığın sıraya girdiğini görüyoruz. Orada da hızlı bir şekilde çorbalar dağıtılıyor. Son durak Galatasaray Lisesi için hızlıca İstiklal Caddesi’nden yürüyoruz. Ve son bir fotoğraf çekilip, herkes evlerine dağılıyor. Bugün de birilerinin karnı, Çorbada Tuzun Olsun gönüllüleri sayesinde doydu. Peki ya yarın, diğer gün?

2014 yılından bu yana aralıksız Beyoğlu’nda Firuzağa-Gezi Parkı-Galatasaray Lisesi güzergahında çorba dağıtan Çorbada Tuzun Olsun ekibi, tamamen bir gönüllü hareketi. Ekibin temsilcisi Ünsiye Karakurt, aslında özel bir şirkette satın alma uzmanı olarak çalışıyor. Bir arkadaşı vasıtasıyla çorba dağıtımına gidip gelmeye başladıktan kısa bir süre sonra da organizasyonda daha fazla yer almaya başlamış. Karakurt, Çorbada Tuzun Olsun hareketini anlatıyor.

– Çorbada Tuzun Olsun hareketi ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?

2014’te başladı ve o günden beri gönüllü insanların katılımıyla yaz-kış demeden devam ediyor. Bir kase sıcak çorba evsizler için çok değerli ve evsiz insanlarla iletişim kurabilmemiz için de bir araç aynı zamanda. Çorba dağıtımı ile birlikte evsizlerle ilgili farkındalığı da artırmaya çalışıyoruz.

corbada tuzunuz olsun

– İsmi kim buldu?

İsim en eski gönüllülerimizden biri olan Berkan Çelik tarafından sosyal medyada hashtag olarak kullanılıyordu, sonrasında gönüllüler arasında bu ismi kullanalım diye düşündük. Çünkü aslında yapmaya çalıştığımız şeyi çok güzel ifade ediyor. İçerisinde çorba barındırıyor olması da artısı.

– Ekip neler yapıyor, sistem nasıl işliyor?

Her akşam gönüllülerle saat 20.00’de Firuzağa Mahallesi, Borazan Sokak No: 3’te buluşuyoruz. Yeni katılan gönüllülere ön bilgilendirmenin ardından Firuzağa Camii önü, Gezi Parkı ve Galatasaray Lisesi önü olmak üzere üç ana noktamız için yola çıkıyoruz. Dağıtım, 20.30-22.30 saatleri arasında gerçekleşiyor. Bu ana noktalarda geleceğimiz saati evsizler bildikleri için sıraya girip çorbalarını alıyorlar, o an orada bulunmayanlar için de paket yapıyoruz. Bu dağıtım noktalarımız arasında geçiş yaparken gördüğümüz evsizlere de çorbalarını bırakıyoruz. Bazen gönüllülerimizin yakını vefat ediyor, pilav yapılıp dağıtılıyor, helva yapılıyor. Gönüllülerimizin yönlendirmesi ile şekil buluyor. Haftanın yedi günü, her gün bir gün sorumlusu var; o gün gelen gönüllülerle ve o günkü organizasyon ile, o sorumlu gönüllü ilgileniyor.

corbada tuzunuz olsun

Çorba yapımında ve dağıtımında kullanılan malzemeler, gönüllüler ve dağıtıma gelemeyip bize destek olmak isteyen kişiler tarafından karşılanıyor. Destek olmak isteyene, “Bize mercimek, karton kase getirebilirsiniz” diyoruz. Kıyafet getirmek isteyenlere, o an evsizler en çok neye ihtiyaç duyuyorsa belirtiyoruz, bize ulaştırıyorlar. Biz de onlar adına evsiz insanlarımıza ulaştırıyorduk, şimdi de yeni açtığımız kıyafet mağazasında raflara diziyoruz. İhtiyacı olan beğendiğini, bedenine göre seçerek alıyor.

corbada tuzunuz olsun

 “EVSİZLER İÇİN GERİ KAZANIM PROJELERİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”

– Bir sponsorunuz ya da sponsorlarınız var mı? Bu tip isteklerle gelen markalar oldu  mu?

Kıyafet mağazası açtıktan sonra bu yönde çok talep gelmeye başladı. İstanbul içinden kıyafet gönderecek olanlar için bir kargo firması sponsorumuz oldu. İstanbul içinde bize kıyafet göndermek isteyen insanların belirttiği adresten alarak ücretsiz olarak bize ulaştırıyorlar. Broşürlerimizin basılmasında sponsor olan matbaa var, bize bir miktar mercimek gönderen bir catering firması oldu, kıyafet mağazasının rafları da Bursa’daki bir raf firması tarafından gönderildi. Ayrıca biz de firmalarla destek konusunda yeni yeni iletişime geçmeye başladık. Genellikle olumlu karşılanıyor, ‘ufak da olsa bizim de çorbada tuzumuz olsun’ diyorlar. Sponsor ve destekçilerimize corbadatuzunolsun.org internet sitemizde yer veriyoruz ve sosyal medya üzerinden kendilerine teşekkürlerimizi duyuruyoruz.

– Şu an en büyük sıkıntılarınız neler?

En büyük sorunumuz evsizlere ulaşabilmek. Çok fazla ötekileştirildikleri için içlerine kapanmış durumdalar ve psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Hepsinin en büyük arzusu sokaktan kurtulmak; bir iş, sığınacak sıcak bir ev ve yeni bir hayat. Herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inanıyor ve sorumluluğumuzun sadece çorba dağıtmak olmadığını düşünerek evsizler için geri kazanım projeleri yapmaya çalışıyoruz. Bunun için ilk adımı attık ve yakın zamanda sekiz kişi işe başlayarak yeni bir hayata merhaba diyecek. Devamın gelebilmesi için desteğe ihtiyacımız var.

– Katıldığım akşam İstiklal Caddesi girişinde OHAL gerekçesiyle polisler ekibi durdurarak uyarıda bulundu. OHAL öncesi ve sonrasını değerlendirir misiniz?

OHAL öncesi Gezi Parkı’ndaki çorba dağıtımının ardından İstiklal Caddesi’nden Galatasaray Lisesi önüne inerek oradaki evsizlere çorba dağıtımımızı tamamlayıp günün sonu fotoğrafının ardından o günkü dağıtımımızı sonlandırıyorduk. OHAL ve ülkenin, hatta dünya genelinde yaşanan terör olaylarının da etkisiyle güvenlik güçleri çeşitli güvenlik tedbirleri alıyorlar. Sizin katıldığınız akşam ben de dağıtımdaydım, polisler arasında da geçen diyaloğu hatırlıyorum. Bu olay yaşandıktan üç gün sonra Yenibosna’da bir karakolda patlama oldu mesela. OHAL sebebiyle Galatasaray Lisesi önüne artık grup halinde inemiyoruz ancak evsiz insanlar da çorbasız kalmasınlar diye bir-iki gönüllü arkadaşımızla çorbaları o bölgeye ulaştırıyoruz.

“HEPİMİZ BİR GÜN EVSİZ KALABİLİRİZ” 

– Sizi başka zorlayan durum veya kişiler var mı?

Evsizlerle ilgili bizi zorlayan bir durum olmuyor ancak zaman zaman gönüllüler zorluyor. Yüzde yüz gönüllülerden oluşan bir ekibiz. Herkes işinden, okulundan arta kalan vaktinde elinden geleni yapıyor. Bazen öyle sorunlarla karşılaşıyoruz ki, nazik bir cevap bulmak saatler alabiliyor. Bizim evsizler için harcayacağımız enerjiyi tüketen gönüllüler olabiliyor zaman zaman J
– Bu işi yapmaya başladığınızdan bu yana sizi en çok şaşırtan olay neydi?

Toplumda yerleşmiş ‘evsiz’ algısı tinerci, dilenci, sarhoş şeklinde; ancak gerçek bu durumdan çok farklı. İngilizceyi ana dili gibi konuşandan Rolling Stones dinleyene, zamanında Yeşilçam’da yer alan sanatçısına, mesleğinde uzman ancak bazı problemler nedeniyle evsiz, ailesiz kalmış insanlar var. Bu insanları evsiz olarak gördüğünüzde, kafamda çizdiğim evsiz imajı ile gerçek çok farklı diyorsunuz. Bu örnekleri de görünce anlıyoruz ki, hepimiz bir gün evsiz kalabiliriz. Onlar da aslında sizin, bizim gibi insanlar fakat belirli nedenler onları bu duruma maruz bırakmış.

– İki yılda neler değişti, nasıl bir yol katettiniz?

İki yıldır her akşam evsizler için çorba dağıtıyoruz, bunu tamamen amatör bir gönüllü grubu olarak yürütüyorduk ancak gönüllü sayımızda ciddi bir azalma olmaya başlamıştı. Üç kazan çorba pişiyor günlük, çorba dağıtımında bir gönüllüye düştüğümüz günler oldu. Bir gönüllü tek başına tüm malzemeleri mümkün değil taşıyamaz. Her gün en az altı-yedi gönüllü gerekiyor. Düzenli gelen gönüllüler, arkadaşlarını, tanıdıklarını çorba dağıtımı için davet ediyordu ancak yetmemeye başladı. Bu bizim için ciddi bir problemdi, sosyal medyaya son dört ayda daha fazla ağırlık verdik, sosyal medya sayesinde gönüllü sayımızda artış olmaya başladı. Daha fazla tanınır olduk, insanların desteğini hissetmek, bizim de çorbada tuzumuz olsun demelerini duymak çok güzel. Özellikle evsizler için açılan kıyafet mağazası büyük bir yankı buldu ve büyük kanalların ana haber bültenlerinde yayınlandı, radyo programlarına bağlandık, sosyal medyada ünlüler çok destekledi. Ünlülerin desteği de bizim için çok önemli çünkü birçok gönüllüye de onlar vasıtasıyla ulaşıyoruz, giysi gönderen ünlüler oldu. İnsanların paylaşım yapma istekleri bizi gerçekten çok motive ediyor. Destek olan, olmak isteyen herkese çok teşekkür ediyoruz.
 

“İNSAN OLDUĞUMUZU HATIRLATAN BİR HİS”

– İlk kez çorba dağıtımına gelen gönüllülerde, dağıtım bittikten sonra nasıl bir ruh hali gözlemliyorsunuz?

En basitinden evsizlerle ilgili kafada oluşan imaj ile gerçeğin farkına varmanın şaşkınlığı oluyor. Gelenler, günün sonunda buruk ama mutlu olarak ayrılıyorlar. Bir de bir arkadaşımdan örnek vermem gerekirse, benden duyup bir akşam çorba dağıtımına katılmak istediğini belirtmişti. Birlikte bir tarih kararlaştırdık ama onun da işlerinin yoğunluğu nedeniyle “çok yorgunum” diye diye geliyordu J O gün geldi çorba dağıtımına katıldı, “Yorgunsan biz devam ederiz, istersen erken ayrılabilirsin” dedim. O da, “Hayır Ünsiye gitmeyeceğim çok iyi hissediyorum, yorgunluğumu hissetmiyorum bile” dedi.

corbada tuzunuz olsun

– İki yılda çorba dağıttığınız evsiz sayısında bir artma ya da azalma var mı?

Evet, artma oldu. İki yıl öncesinde 100-150 civarında evsize çorba dağıtıyorken bu sayı 250’lere kadar çıktı.

– Her şeyin mekanikleştiği bir dünyada evsiz insanların karnının doymasına vesile olmanın hissini tarif edebilir misiniz?

İnsan olduğumuzu hatırlatan bir his. Telaffuz ederken sadece “bir kase çorba” ama o kaseyi uzattığınızda evsizlerin o içten gülümsemesi, çorbadan daha sıcak. Tanımadığınız birinin size, “Allah razı olsun” demesi, sokaklarda yaşamak zorunda kalan çocukların koşup size sarılması inanılmaz bir iç huzur. Dünyayı daha güzel ve daha yaşanılası bir yer haline getiremiyoruz belki ama en azından sokağın gölgesinde yaşayanlara yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz. Bu da kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Hayat bir döngü aslında; iyilik yaptıkça iyilik buluyorsun.

“EVSİZLER ‘BEN ARTIK GÖRÜNMEZ Mİ OLDUM’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR”

– Evsiz insanlarla iletişimdesiniz de aynı zamanda. Onlarla nasıl ilişkiler kuruyorsunuz? Sanırım iş arayanlara iş bulduğunuz da oluyor…

Evsizlerle iletişimi çorba dağıtımı esnasında gerçekleştiriyoruz. Neye ihtiyaçları olduğunu soruyoruz; mont, battaniye derken, ne iş yaptıklarını, hikayelerini öğreniyoruz, tanıyoruz artık onları. Biz de iş konusunda iletişim kısmında aracı olduk. Bir gönüllümüz çalıştığı firmada alım olacağına dair bir bilgi vermişti, firma yetkilileri ile ön görüşme kısmını gerçekleştirdik, sonrasında sekiz evsiz kişiyi de görüştürdük, karşılıklı anlaşıldı ve işe kabul edildiler.

– “Evsiz kalmak bir tercih değildir. Evsiz yani sokakta yaşayan insanlar da toplumun bir parçasıdır” diyorsunuz. Bu hareket sayesinde evsiz insanların hayatlarında nasıl bir değişim gözlemlediniz?

Yeni tanıştığımız zamanlarda daha çekingen, utangaç, kırgın olan evsizlerin şimdi, onlarla iletişime geçiyor olmamızın etkisiyle var olduklarını hatırladıklarını ve mutlu olduklarını hissedebiliyoruz. ‘Var olduklarını hatırlamaları’ndan kastettiğim ise evsizlerin en büyük üzüntülerinden biri olan, evsiz olduktan sonra sokakta yürüyen insanların yanlarından onlara hiç bakmadan geçmeleri; göz teması, iletişi kurmamaları, hatta onlardan korkmaları. Bu durum, onların kendilerini,  “Ben artık görünmez mi oldum” diye bir düşünceye itmiş. Bu cümleyi bir evsizimiz kurdu bize. Bu nedenle onlarla iletişim kuruyor olmamız çok değerli her iki taraf için de.

– Evsizliğe ve evsiz insanlara dikkat çekmek projenin amaçlarından biri. Peki bu insanlarla ilgili gelecekte başka neler planlıyorsunuz?

Gelecekteki planlarımızdan en önemlilerden bir tanesi, psikolojik destek. Bu nedenle aramıza katılan yeni gönüllüler için oluşturduğumuz kısa bir formumuz var, formdaki meslek kısmı bu nedenle önemli. Evsizlere psikolojik destek konusunda yardımcı olabilecek psikologlar ile birlikte böyle bir şey yapmayı hedefliyoruz. Bir diğer hedefimiz de, mevcut çorba dağıtımlarında her güne düzenli gönüllüleri oturtarak farklı bölgelerdeki evsizlere ulaşmak. Amacımız daha çok evsize ulaşmak, toplumda farkındalığı oluşturmak ve onlar için kalıcı çözümler bulabilmek. Yapabildiğimizin en iyisini yapmaya, bu insanları tekrar hayata kazandırmayı istiyoruz. “Şu da yapılsa güzel olabilir” denilen proje önerilerine de her zaman açığız, amacımız yardımlaşma ile daha iyi hale getirebilmek.

– Şimdi bir de evsiz insanlar için ücretsiz kıyafet mağazası açtınız. Buradan da kısaca bahseder misiniz?

Hepimizin evinde illa ki unuttuğu, artık giymediği tertemiz kıyafetleri, battaniyeleri, ayakkabıları oluyor. Biz de, ihtiyacı olan insanların kıyafet edinebilmesi için uzun zamandır aklımızda olan bu mağazayı açtık. Sosyal medyada da kıyafet mağazası için bir etkinlik oluşturduk, destekçiler inanılmaz sayılara ulaştı. O gün rafları duvarlara monte eden de gönüllüydü, gelen gönüllüleri karşılayan da. Harika bir atmosferdi, mağaza gün boyu kıyafet getirenlerle doldu. Gelen kıyafetlerin çok büyük kısmı da ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Havaların soğuması sebebiyle çok fazla sayıda evsiz geldi, bu nedenle mevcutta; erkek mont, erkek kazak, eldiven, battaniyeye kış boyunca sürekli olarak ihtiyacımız olacak.

– Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bizlere, daha doğrusu bizim vesilemizle evsiz insanlarımıza destek olanlara evsizler adına çok teşekkür ediyoruz, onlar bize teşekkürlerini iletiyor. Benim de buradan destek olanlara iletmek borcumdur.

http://www.sivilsayfalar.org/sokagin-golgesinde-yasayanlara-yalniz-olmadiklarini-hissettiriyoruz/